Bir web sitesi açmak neden gereklidir ?

 

Tekrardan merhaba kıymetli okuyucu. Yazının içeriğine geçmeden evvel biraz vaktinizi alacağız.  ceokul.com olarak yayın hayatına başlayalı beri dün itibariyle tam 1 ayı doldurmuş bulunmaktayız. Bundan 1 ay evvel, tarihler 22 Ağustos 2017’yi gösterdiğinde, “İlham Verici İçerikler” mottosuyla, ülkemizde girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkıda bulunma misyonu ile çıktığımız yolda işte tam bir ayı devirmiş bulunmaktayız.

Bu süre zarfında ne oldu ?

 CEOkul 1 Aylık Google istatistikleri.

6 farklı kategoride yayınladığımız 14 farklı yazı ile sizlerle buluşma fırsatı yakaladık. Twitter hesabımız @ceokulcom 100’ün üzerinde takipçi sayısını yakaladı. Twitlerimiz 1 aylık dönemde 7 bine yakın görüntüleme aldı. Keza web sitemiz de Google’ın istatistiklerine göre 874 farklı kullanıcının ziyaretine kapısını açtı, sayfalarımız

                                   1 Aylık Twitter istatistiklerimiz.

2.205 kere görüntülendi. İlginize müteşekkiriz. Bu rakamlar belki büyük sitelere göre küçüktür fakat hiç bir kodlama, yazılım, yatırım, içeriksel ve mentoral destek almayan ekibimize göre pek kıymetlidir.

Bundan sonra ne olacak ?

Yazar ekibimizin sayıca azlığından ötürü içerik girme sıklığımız biraz daha azalabilir. Yavaş yavaş blog tarzına evrilen psikoloji/pazarlama bölümümüzde haftalık yazı şeklinde de devam edebilme ihtimâlimiz mevcut. Tasarımsal açıdan da eksiklerimizin farkındayız fakat kısa vadede değişim mümkün değil. Mümkün olan en kısa zamanda ekibimizi genişletip içeriksel ve yazılımsal yönden kalitemizi arttırmayı arzular, siz kıymetli okuyucunun her türlü geri dönüşlerini bekleriz, saygılarımızla.

Bir web sitesi açmak neden gereklidir ?

Normalde bu yazının konusunu “Yalnızca domain alarak girişimci olunur mu ?” olarak düşünmüştük. Fakat önce domain kavramını açıklayalım, e-ticaret vs. derken yazı “bir web sitesi açmanın gerekliliğine” kaydı. Dolayısıyla ilk konumuz da başka zamana ele alacağamız yazılardan olsun ve biz bugün “bir web sitesi açmak neden gereklidir ?” hususunu ele alalım. [Uyarı: Beklediğinizden daha uzun bir yazı olabilir, kahveleriniz hazırsa buyurun başlayalım]

Domain-Hosting Nedir ?

Bir internet sitesine sahip olmak için bir domain ve hostinge sahip olmamız yeterlidir. Domain, ICANN tarafından verilen, çeşitli uzantıları olabilen alanadınız demektir. Örneğin siteniz.com, .net, .org vesaire onlarca uzantı seçeneği mevcuttur. Domaini ilk sene için bazı firmalardan 5-10 lira gibi bir ücrete alabilirsiniz. Ardından her yıl 40 lira gibi bir yenileme ücreti ödersiniz. Hosting ise bu sitenizin içinde barınacağı sunucudur. Bunu da senelik belli bir ücret karşılığı kiralayabilirsiniz. Yani daha somut açıklarsak domaini bir konut dairesi, hostingi de dairemizin aidatı olarak düşünebiliriz. Hostinginizin ücreti depolama, hız vs. opsiyonel özelliklerine bağlı olarak değişse de başlangıç düzeyindeki bir web sitesinin bize maliyeti (domain+hosting) senelik ortalama 150-200 lira diyebiliriz.

Bir web sitesi açmak neden mantıklıdır ?

Bunu;

1-İşletmesi olup E-ticaret alanında web sitesi açmak isteyenler için

2-İşletmesi olup E-ticaret için değil de, işletmesine kurumsal bir web site açmak isteyenler için

3-İşletmesi olmayıp, kendisi adına bir web sitesi açmak isteyenler için olmak üzere üç başlıkta inceleyeceğiz.

A) İşletmesi olup E-ticaret alanında web sitesi açmak isteyenler için

Kişi başına düşen internet kullanım sıklığının gün geçtikçe arttığı bir ülke ve dünyada yaşıyoruz. Artık hemen herkesin evinde bilgisayar, elinde bir akıllı telefon mevcut. Manuel işlemler otomatik olup hız kazanması adına gün geçtikçe internete kaymaya devam ediyor. Yani internet kullanımı biz istesek de istemesek de zorunlu hâle getiriliyor. Her sektörün internete kaydığı gibi ticaret de internete kayıyor. E-ticaret‘in işlem hacmi gün geçtikçe katlanarak artıyor. İnsanlar zaman kazanmak adına dükkana gitmektense her ürünü evinden sipariş ediyor. Gıdadan tekstile her ürün dünyanın bir ucundan kargoyla kapımıza kadar geliyor. Rakamlara göre ülkemizde E-ticaret‘in hacmi 2016 yılında 17.5 milyar liraya ulaşmış durumda.

İkna olmadınız mı ? Örnekten gidelim. Bir dükkan düşünelim. Aylık kirası 5 bin lira olsun ki senelik kirası da 60 bin lira eder. Bu dükkanın elektrik faturası, su faturası, eleman giderleri olması da kaçınılmaz. Ayrıca sabah 9’da açılıp akşam 9’da kapandığını düşündüğümüzde günde 12 saat açıksa, 12 saat de kapalı olacaktır. Haftada bir gün tatil de şart değil mi, “Pazar günleri müessesemiz kapalıdır”. Baktığımız zaman işletmemiz haftanın ve dolayısıyla senenin yarısında kapalı olacaktır. Buna işletmemize yalnızca lokasyon bakımından yakın olan insanların gelebileceğini de eklediğimizde pazarımız ve dolayısıyla kâr marjımızın ne kadar azaldığını da hesaba katın. İçimiz mi karardı ? Haydi bir de e-ticaret ayağımızı düşünelim. Bir web sitesinin maliyetinin bize senelik yaklaşık 200 lira olacağından bahsetmiştik. Bu sıfır bir web sitesinin maliyetidir. Eğer hazır bir e-ticaret yazılımına sahip site almak isterseniz de piyasada 300-500 liraya mevcut. 60 bin lira kiranın yanında hiç bir şey sayılır. Peki ya faturalar; doğalgaz, su faturaları ? Hiç sanmıyoruz. Ya eleman giderleri ? İşi kendiniz yönetebilirseniz elemana dâhi ihtiyaç yok. Olmadı alanında tecrübeli bir kişi görevlendirin. (Tabi işletmenizi küçük ölçekli olarak varsayarak konuşuyoruz. Eğer daha büyük ciroları hedefleyen bir işletmeyse hosting masrafı artar, eleman kalemleri artar, depolamadan pazarlamaya çeşitli kalemler artar.) Pazarın büyüklüğünü mü merak ediyorsunuz ? Bu e-ticaret dükkanınıza Edirne’den Iğdır’a herkes ulaşabilir. Hem de 7/24 açık, ürünlerinizi sergilemeniz için başında durmanıza gerek yok. Daha global düşünürseniz dünyanın her yerine de satış yapabilirsiniz. (Kargo ücreti, yasal süreçler vs. hesaba katmak şartıyla). Şimdi ikna olmuş olabilir misiniz ?

E-ticaretin iyi yanlarından bahsettikten sonra diğer tarafı da konuşmak gerek. Eğer e-ticaretin ülkemizde ilk çıktığı zamanlar piyasaya çıksaydınız bu işin ekmeğini siz de güzel yerdiniz. Ama artık rekabet sandığınızdan çok daha fazla. Belki binlerce e-ticaret sitesi var. Bu iş de inceliklere ayrılmış. Adwors’den sosyal medyaya binlerce lira reklam bütçesi ayırıyor işletmeler bu iş için. SEO* uzmanları tutuluyor, içerik yazarlarıyla anlaşılıyor, rekabet nirvanaya ulaşıyor. (*Seo, arama motoru optimizasyonu demek. İleride yine ele alacağız) Peki bizim şansımız ne ? Eğer genel geçer toptan veya perakende satış amaçlı bir siteyle bu işe girerseniz batmak kaçınılmaz son olabilir. Ama niş bir alanda girerseniz şansınız mevcut. Niş(niche) alan demek, yalnızca belirli bir kiteleye hitap etmek demektir. Mesela A sitesi genel t-shirt satışı yaparken siz yalnızca ekstra büyük beden t-shirt’e odaklanırsınız ve niş bir alan oluşur. Alanınızda kaliteli, uzman ve rakipsiz olursanız, kitlenizin sizi tercih etmemesi için bir sebep yok. Niş alanı yine bir yerdeki benzetmeyle, okyanusta küçük balık olmak yerine derenin en büyük balığı olmak olarak niteleyebiliriz.

B) İşletmesi olup E-ticaret için değil de, işletmeye kurumsal bir web site açmak isteyenler için

Buraya kadar web sitesi açmanın mantığını e-ticaret sitesi yönünden inceledik. Peki e-ticaret alanında girmesek de web sitesi açmak mantıklı mı ? Tabi ki yine mantıklı. E-ticaret için olmasa bile, bir işletmenin kurumsallığını belirlemek için ölçütlerden biri de artık web sitesinin olup olmaması. Kendine ait içerisinde fotoğraflar, ürünler, hakkımızda ve iletişim sayfaları olan web sitesine sahip bir işletmenin, web sitesine sahip olmayan işletmeye göre 1 değil 5-0 önde başladığı aşikâr.  E-ticaret sitesi açmasanız bile insanların örneğin t-shirt kelimesini google’da aradığını ve ilk sayfada sizin sitenizin çıktığını düşünün. (Anahtar kelimede ilk sayfaya reklamsız çıkmak meşakkatli bir süreçtir.) Böylelikle insanlar web sitenize girecek, ürünlerinizi inceleyecektir ve iletişim kısmından yerinizi bulup sizden ürün alan bir müşteriye dönüşmeleri kaçınılmazdır. Yani özetlersek e-ticaret sitesi açmasanız bile işletmeniz adına açacağız kurumsal bir web site; potansiyel müşteri çekmek, markalaşmak, işletmenizin reklamını yapmak ve 7/24 açık bir showroom oluşturmak gibi sayısız faydaya olanak sağlayacaktır.

B-2)Bonus: İşletmeye sahip değilim, yalnızca E-ticaret nasıl olur ?

Biz hukukçu değiliz. Bu konu hakkında tecrübemiz yok. Fakat basit akılla düşünürsek; fiş kesilmesi gibi olaylar ve yasallık için işletmeniz olması gerektiği kanaatindeyiz. Yine de bunun olurunu hukukçulara danışabilirsiniz.

C) “Benim bir işletmem yok, web sitesi açmam yine de mantıklı mıdır ?”

Yazabilecek bir şeylerin varsa senin de mantıklıdır sevgili okuyucu. İsminle açabileceğin bir blog’u günlüğün olarak kullanabileceğin gibi insanlara sesini duyurmak için de kullanabilirsin. Web sitene gelen ziyaretçi yorumlarıyla tanışacağın insanlarla kendine yeni bir network oluşturabilirsin. İleride belki CV’ne referans olarak ekleyebilirsin. Yeterince fazla bir okuyucuya sahipsen Google’ın Adsense servisinden reklam alabilirsin, firmaların tanıtım yazılarından reklam alabilirsin. Fakat yine de öncelikli amacın para kazanmak ise biraz daha düşünmeni öneririz. Çünkü internet, sayısız çapta kişisel blogla dolu ve buna oranla pek azı para kazanabiliyor. Ayrıca Adsense’den para kazanmak pek çok faktöre bağlı ve sanıldığından zor. Yine de niş blogların bu konuda biraz daha şanslı olduğunu da belirtelim. Yani kişisel her telden yazmak yerine örneğin sadece lepistes balıkları üzerine yazan bir blog, nispeten daha az rakipsizdir ve internette arama motoruna “lepistes balıkları” yazan kitlenin sitenize girmesi kuvvetle muhtemeldir.

“Tamam, kişisel bir blog açmak istiyorum ama, hiç bir kodlama-yazılım bilgisine sahip değilim ?”

Bir çok blogger’ın da kodlama-yazılım bilgisine sahip olduğunu düşünmüyoruz. Artık wordpress gibi hazır şablona sahip sistemler var ve bunlar hiçbir kodlama bilgisine sahip olmadan tek tıkla aynı word dosyası yönetir gibi sitenizi yönetmenize olanak sağlıyor. Yine de günümüzde hâlâ daha hiç bir teknik bilgiye sahip olmadan Google index’lerinde üstlere çıkmak (arama sonuçlarında ilk sayfa ve üstlerde olmak) zor. Çünkü her ne kadar Google’ın yapay zekâsı gün geçtikçe gelişiyor olsa da hâlâ daha o bir makina 🙂 Bunun için anahtar kelime kullanımı, backlink, anahtar kelime planlayıcı, h1-h2, meta tag gibi kavramları bilmek ve SEO denilen optimizasyonu en iyi şekilde uygulamak faktörleri devreye giriyor. Ne yazık ki bunları burada tek tek açıklamayacağız ama detaylı bilgi almak isteyenler için R10 ve Wmaracı gibi webmaster forumlarını ve wordpress sitelerini tavsiye edebiliriz. Keza Youtube’da da bir çok eğitim videosu mevcut. Fakat yine de webmaster’lara kötü, içerik yazarlarına güzel bir haberimiz var. O da şu ki, günümüzde olmasa da Google algoritmaları teknik bilgisi sıfır olup içeriği kaliteli olan insanların yayıncısı olması için çabalıyor. Dolayısıyla bugün olmasa da geleceğin kazançlıları webmasterlar değil, kalemi kuvvetli içerik yazarları olacaktır diyebiliriz. Bu noktada her sene domain-host parası vermek istemeyen blogger’lara Google’ın ücretsiz blogspot servisini de önerebiliriz. Google’ın bu servisinin avantajı, oluşturacağınız site için domain veya host parası ödemezsiniz. Fakat dezavantajı sitenizin uzantısı siteniz.com şeklinde değil de siteniz.blogspot.com şeklinde olacaktır ki bu isim akılda kalıcılık ve markalaşma adına pek de iyi olmayacaktır. İkinci dezavantaj ise, .com’lu bir siteye oranla .blogspot uzantılı bir siteyle Google’dan Adsense onayı almanız çok zordur. Hatta reddedilme ihtimaliniz %90 diyebiliriz. Ama yine de ben kendimi denemek istiyorum, benim adsense-reklam amacım yok diyenler için Google’ın ücretsiz servisi blogspot güzel bir alternatiftir.

Domain, Hosting, E-Ticaret ve Web Sitesi açmak kavramlarıyla karşınızdaydık. Bir sonraki yazımızda görüşmek temennisiyle.

2 thoughts on “Bir web sitesi açmak neden gereklidir ?

  1. Ali Ağaoğluna Mektup
    Çalışmamı firmana sunmam gerekirdi.
    İşgüzar elemanlar size ulaştırmak değerlendirmek yerine çöpe atacağı için internette mektup olarak sunuyorum.
    Fikir üreten insanlara düşmanlık Türkiyenin sorunu.
    Para senin paran istediğin gibi harcarsın.

    Antalya Kemer Beydağları için mükemmel bir proje hazırladım.
    Beydağlarıın bitki örtüsü olmayan dik yamaçlarını kaide olarak kullanarak 4000 metre yükseklikte hava kulesi inşa etmek mümkün.
    Dünyanın en büyük yapısı olacak bu kule normalde betonarme veya çelikten inşa etmek aşırı pahallı olacaktır.
    Dik yamaç ise 3000 metreye kadar olan kısmı karşılayacak bize düşen dağın zirvesine 1000 metre yükseklik 50 metre çaplı kule inşa etmek olacaktır.
    Kule Güneş enerjisini toplayarak elektirik üretecektir.
    Kule tabanında dağın yamacından 2000 metre kota kadar uzanan 45 derece açı ile inşa edilmiş üçgen biçimli sera bulunur. Tabanda 4000 metre genişliğinde olan bu sera 4 km kare hacim kaplar. Saatte 4000 mw güç üretecek Güneş ısısını toplar. Seranın cam çatıları yelken biçiminde düzenlenir. Böylece Denizden esen rüzgarda 4 km kareli yelkenle toplanmış gibi hava kulesine aktarılır. Bu rüzgar gücü 4000 adet 19 metre çaplı rüzgar pervanesine eştir.
    Kule taban ile tavan arasındaki ısı farkı 27 derecedir. Bu sayede yaz kış gece gündüz süreli rüzgar üretir.
    10 000 mw güç üreten tesis ara depolama maliyeti yeniden çevirim kayıplarını önler.
    Kule yüksekliği arttıkça taban ile tavana arasındaki ısı farkı arttığı için üretilen elektirik artar.
    Dağın yamacından dağın zirvesine ulaşan hava tünelleri ile Serada biriken sıcak hava ve esen rüzgar hava kulesine aktarılır. Tüneller 3 adet ve 20 metre çap betonarmedir.
    Seradan gelen sıcak hava yandaki tünellerden hava kulesine akar ortadaki tünel ise kanallar ile topladığı rüzgarı aktarır.
    Hava kulesi ile 2000 metre kot arasında raylar üzerinde rüzgar türbinleri vardır. Bakım gerektiren durumlarda türbinler ray üzerinde kaydırılarak bakım odasına alınır.
    Kule 3 ayrı kaynak taban ile tavan arasındaki ısı farkı Güneş ve rüzgar enerjisi ile elektirik üretir.
    Daha önce bir çalışmam Zonguldak Pusula gazetesinde Bu proje Zonguldakı uçurur adı ile yayınlandı.
    newscienceway.blogspot.com ve enerjimerkezim.blogspot.com da örnekleri bulabilirsiniz.
    Detaylı bir çalışma sunmak için görüşme talep ediyorum.
    Zongudak Çatalağzı
    Kemal Beziroğlu

    1. Sevgili Kemal Bey, her şey iyi güzel de, biz ne Ali Ağaoğlu’yuz ne de kendisiyle bir bağlantımız vardır. Bizimle mektubunuzun alakasını çözemedik 🙂 Yine de sitemize gelen ilk yorum olması sebebiyle, bir umut belki yazınız istediğiniz makamlara buradan ulaşabilir diye yorumunuzu yayınlama kararı aldık. Kariyerinizde başarılar dileriz.
      CEOkul.com Editörü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir